ESKİŞEHİR'İN TARİHÇESİ

ESKİŞEHİR

      İlk çağlara dayanan tarihinde, Sakarya Irmağından, Porsuk Irmağının kadarki bu verimli toplarda yaşam izlerine rastlanmaktadır. Bu verimli topraklar zaman içinde kavimler göçüne maruz kalmış, bu yoğunluk beraberinde şehirleşmeyi getirmiştir. Eski ve Orta çağlarda Yunanca Dorylaion, Latince Dorylaeum ismi ile tanınan bir kenttir. Yıkık ve terk edilmiş olan Dorylaion - Şarhöyük'ün yakınında, harabenin güneyinde kalan bölgede yeni bir yerleşim oluşmuştur. W.M Ramsay'ın bildirdiğine göre, büyük olasılıkla Dorylaion harabelerine Eskişehir adı verilmiş ve bu ad o zamandan günümüze ulaşmıştır. Milattan Önce 14. yüzyılda Hititler Eskişehir merkezli büyük bir devlet kurmuşlardır. Milattan Önce 12. Yüzyılda Anadolu’ya giren Frigler Eskişehir bölgesine yerleşmişlerdir. Daha sonrasında bu bölge Lidyalıları ve sonrasında persleri hâkimiyetine girmiştir. M.Ö. 4. yüzyılda Makedon kralı İskender’in eline geçmiştir. Sonrasın M.Ö. 2. yy’da Roma İmparatorluğunun hâkimiyetine girmiştir. Roma İmparatorluğunun ayrılmasından sonra Bizans İmparatorluğunun dâhil olmuştur.
      1071 Malazgirt Meydan Muharebesinde sonra Anadolu’ya Türklerin doğuya doğru ilerlemesiyle, 1074 yılında Türklerin eline geçiştir. Yeniden Bizans egemenliğine giren Dorylaion 1074'te Selçukluların eline geçti. Şehir Anadolu Selçukluları zamanında, Selçuklular ile Haçlılar arasında yapılan savaşlara sahne olmuştur. Bu zamanda şehrin adı "Sultanönü" olarak anılmaktadır.1289'da Anadolu Selçukluları Eskişehir'i Osman Gazi'ye verdi. Orhan Gazi döneminde Karamanlıların eline geçen Eskişehir'i, 1. Murad yeniden Osmanlı topraklarına kattı.
      Eskişehir'e demiryolu 1890'lı yıllarda ulaştı. Demiryolu'nun Eskişehir'e gelmesi ile şehirde ticaret canlandı. 19. yüzyıl boyunca yöreye Kafkasya, Kırım, Romanya ve Bulgaristan'dan gelen göçmenler yerleştirildi. Şehir 1877-1878 Osmanlı-Rus harbinden sonra muhacirlerin yerleştirilmeye başlamasıyla beraber gelişmeye başlamıştır. Mondros Ateşkesi'nin maddelerinden biri olan İtilaf Devletleri'nin Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki önemli noktaları güvenlik gerekçesiyle işgal edebilecekleri maddesine dayanarak 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul'a çıkan İngiliz kuvvetleri, İstanbul-Bağdat demiryolu hattı boyunca önemli gördükleri yerleri işgal etmeye başladılar, bu işgalden 1919 yılının Ocak ayı sonlarında Eskişehir İstasyonu çevresinde karargâhlarını kurdu.
      Eskişehir'de Türk Kurtuluş Savaşı'nın 5 önemli meydan muharebesinin üçü geçmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Kurtuluş Savaşı'nın önemli muharebelerinden biri olan I. İnönü Muahrebesi Eskişehir topraklarında gerçekleşmiştir. Eskişehir, Kurtuluş Savaşı'nın kilit nok­talarından birini oluşturduğundan, savaşta maddi ve manevi olarak çok yıpranmıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında demiryolu hattını denetlemek amacıyla 23 Ocak 1919'da Eskişehir İstasyonunu işgal eden İngiliz kuvvetleri, 20 Mart 1920'de Kuva-yi Milliye'nin baskısıyla işgale son verdi. 1921 yılında Eskişehir'e 40 km. uzaklıktaki İnönü'de, Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri yapıldı. 20 Temmuz 1921'de Yunanların işgal ettiği Eskişehir bir süre Yunan ordularının karargâhı oldu. Eskişehir-Kütahya Savaşları sonunda Türk Ordusu Sakarya'nın doğusuna çekildi. 23 Ağustos 1922'de Yunanlılar yeniden saldırdı. 30 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz ile düşman püskürtülmeye başladı ve 2 Eylül 1922 günü, Seyitgazi yönünden gelen Türk Süvarileri Tekkeönü'nden Eskişehir'e inerek düşman kuvvetlerini Eskişehir'den çıkardılar. Eskişehir, Kurtuluş Savaşı'nın son aşaması olan Büyük Taarruz sonrasında 2 Eylül 1922'de kurtarıldığında yıkıntı hâlinde harap bir kasabaydı.
      Atatürk'ün 15 Ocak 1923'de Eskişehir hakkındaki sözü: Eskişehir'i ve Eskişehirlileri çok iyi tanırım. Millî Mücadele yıllarında büyük vatanseverlik ve üstün bir cesaretle mücadelemizin daima yanında olmuş, bu mücadeleye çok geniş yardımlarda bulunmuşlardır. Gördüğüme göre halk aydın ve faaldir. Toprak verimlidir. Az zamanda zayiatı telafi ve fedakârlıklarıyla iftahar edecektir.”     
   Eskişehir, savaştan sonra yeniden kurulur ve savaş kalıntılarının arasından yeni bir şehir yaratılır. İşgal günlerinin ardından, ilk olarak ekonomi alanında düzenlemeler yapılır. 31 Aralık 1925 tarihinde "Zahire Borsası" ve "Eskişehir Ticaret Borsası" kurulur. 1894 yılında çalışmaya başlayan ve nitelikli işçi yetiştirilmesine ön ayak olan "Lokomotif ve Vagon Tamir Atölyesi" ve buna bağlı "Çırak Okulu" çalışmalarını sürdürür. Bunlara ek olarak 1926 yılında, "Uçak Bakım Atölyesi" kurulur. Bu kuruluşlar, Eskişehirliler'e yeni iş imkânları yaratır. Cer ve tamir atölyeleri, 1924 yılında T.C.D.D İşletmesi'ne devredilir. 1918 yılında ise "Eskişehir Çiftçi Bankası" kurulmuştur. Cumhuriyet'in ilk yıllarında endüstriye, tarıma ve doğal kaynak araştırmalarına hız verildi. Bu yıllarda un, tuğla, kiremit, kereste endüstrileriyle ilgili araştırmalara da başlandı. 1927 yılında Eskişehir'de, "Kurt Kiremit Fabrikası" ve "Arslan Kiremit Fabrikası" kuruldu. Bu iki fabrikanın başarısı bu bölgede kısa zaman içinde başka fabrikaların da açılmasını sağladı. 1927'deki ilk hamleden sonra, Eskişehir'de çanak-çömlek endüstrisi hızla gelişti. Bugün on iki modern kuruluş ve Eskişehir Ticaret Odası üyelerinin bir kısmı kiremit, tuğla ve sıcak tuğla üretimine destek vermektedirler. Türkiye'de talep edilen çanak-çömleğin büyük bir bölümü Eskişehir'den karşılanmakta ve bir kısmı da ihraç edilmektedir. Bu endüstrinin gelişimi, 1953 yılında kurulan Çimento Fabrikası'nın banka kredi desteği ile sürdürülmüştür. Bunun yanı sıra 1965 yılında kurulan "Eston A.Ş.", prefabrik yapı sektöründe önemli hizmetler vermektedir. Anadolu'da yapılan porselen ve seramikler, Eskişehir her zaman tahıl üretiminde ilk sırayı alan illerden biridir. Ekmek yapımına uygun olan akbuğday ve biracılıkta kullanılan arpa, bu yörede yetiştirilir. Ayrıca 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Rus Çarlığı'nın yıkılmasından sonra Kırım ve Orta Asya'dan gelen Tatarlar, tarım alanındaki gelişmelere büyük katkıda bulunmuşlardır. Eskişehir'de Şeker Fabrikası'nın kurulmasında önce şeker pancarı üretimi yapılmamasına rağmen, 1933 yılından itibaren şeker pancarı üretiminin sulu tarımda önemli bir yeri olmuş ve köylerin girdileri artmıştır.     
      1940’lı yıllarda Türkiye'nin altıncı büyük ilidir. Artan nüfusla birlikte, konut yapımında büyük bir artış görülmektedir. Kent merkezi sürekli olarak kuzeye doğru genişlemektedir. Doğuda Şeker Mahallesi ve Yeni Mahalle, bu dönemde kurulmuştur. Odunpazarı ve Yukarı Mahalle, artık bir merkez olmaktan çıkmıştır. Aşağı Mahalle'de, Hamam Caddesi'nin iki yanında, Porsuk boyunca uzanan kavak ve söğüt ağaçlarının arka kısmında Bahçelievler bulunmaktadır. Bu dönemde Köprübaşı Caddesi seçkin bir yer olmuş, yeni iş yerleri açılmıştır. Kentin eğlence ve gezinti yerleri, Yalaman Adası ve Suboyu'dur.
     1940'larda Eskişehir'de endüstriyel gelişmelere teknoloji de eklenmiştir.29 Ekim 1961 tarihinde. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıldönümü kutlamaları için Eskişehir'e gelmesinin planlanması üzerine, bu tarihte ilk otomobil Cumhurbaşkanı için üretildi ve sunuldu. Bu otomobile "Devrim" adı verildi.        
         Eskişehir yöresi, yeraltı suları bakımından da çok zengindir. Şehrin sıcak suları Porsuk Çayı'nın sağ kıyısında, 8 hektarlık bir alan içinde bulunmaktadır. Suyun merkezinde sıcaklık 47° 'dir. Bazı yerlerde 35°'ye kadar düşmekte, bazı yerlerde ise 55° ye kadar yükselmektedir. 19. yy. sonunda Eskişehir çarşısında 4 hamam bulunmaktaydı.
           Cumhuriyet ilan edildikten sonra Eskişehir 1925 yılında il olmuştur. 1926 yılında Eskişehir'in, Sivrihisar, Mihalıçcık ve Seyitgazi olmak üzere üç ilçesi bulunmaktadır. 1954 yılında çıkarılan kanunla Çifteler ve Mahmudiye, 1957 yılında çıkarılan diğer bir kanunla da Sarıcakaya ilçe haline getirilmiş ve ilçe adedi 6'ya çıkmıştır.
Daha sonra 1987 tarihinde 3392 sayılı kanunla Alpu, Beylikova ve İnönü; 9 Mayıs 1990 tarih ve 3544 sayılı kanunla Günyüzü, Han ve Mihalgazi ilçe haline getirilmiş, böylece ilçe sayısı 12'ye çıkmıştır. 22 Mart 2008 tarihli resmi gazetede yayınlanan 5747 sayılı yasa ile de Merkez ilçe kaldırılarak Odunpazarı ve Tepebaşı adıyla 2 yeni ilçe daha kurulmuş ve ilin toplam ilçe sayısı 14'e ulaşmıştır.
         Eskişehir aynı zamanda eğitim ve bilim kentidir. Anadolu Üniversitesi ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile metropol kentlerin dışında iki üniversitesi olan tek Anadolu kenti ünvanını almıştır.
           
Hava Durumu
Anlık
Yarın
20° 21° 8°
Site Haritası